Şimdi efendim, çok sevgili abim (Niko) “yumurta yiyince başımın tam şurasına ağrı giriyor” gibi serzenişlerde bulunur ve hemen ekler; “ama çılbır yiyince bi bok olmuyor” diye. Meğer paşamın canı çılbır çekmiş. E evde karın tokluğuna çalışan Moldovya’lı muamelesi gördüğümden yemek yapma işi bendenizdedir. Şimdi size çılbır gibi komplike (!) bir yemeğin yapılışını tüm incelikleriyle sunacağım.
E bekarız diye yumurtayı yavan yavan yiyecek değiliz heralde; yanına da patates kızartalım dedik.
Benim pazarcı Hüsrev ağabeyin tabiriyle 1Kg patatisi alıp Niko’ya soyduruyoruz. Çok kalender adamdır Niko. Soyma, doğrama, didikleme işlerinde bir numaradır
bu yandakiler patatis. Üzerinde tek bir toprak parçası olmaması için fırçalaya fırçalaya yıkadım. Titiz adamım ben !
sonracığıma yan bahçenin kümesinden arakladığımız organik yumurtalarımızı kırmadan eve taşıyoruz
yumurta taşırken çatlatıp patlatmakta üzerime adam tanımam. çok sıkıştığımda yumurtayı araklamak yerine tavuğu araklamak kesin çözüm olabiliyor ama riskli. Gerek yok. İşin ucunda Zoofili damgası yemek de var.
Sonra Yurdum’un, yediğinde adamın g.tünden alev çıkaran acı biber salçasını çıkarıyoruz.
Breh breh breeehh !!! şöyle bir çatalın ucu kadar ekmeğimin ucuna süreyim dedim de!!! Aman ya Rabbi!! o dakka 2018'e girdim. Kuyumcu tartısıyla kullanmak gerek bu haltı.
Yoğurt, ama kesinlikle kaymaksız olmalı. Pek sevgili Niko Paşa, kaymak yiyemiyormuş. (Sevsinler öyle de narindir)
Kalıp gibi oluyor ya bunlar, sos gibi dökmek için iyice çırpıştırmak gerekiyormuş. Ne saçma !
Sarımsak evet ama bildiğin sarımsak değil bu. Bu sarımsak Hüsrev abide satılır bir tek. Üç gün kokusu gitmez ağzından. O derece kalitelidir. Sekiz çeşit diş macununu karıştır yine de fayda etmiyor. Tecrübeyle sabittir. Yani ben bu sarımsağı yediğimde üç gün evden çıkamıyorum.
(Sevişmelerden önce tavsiye edilmez)
kokmasın diye suyla yutun diyorlar. Ulan o zamanda ayrı bir ızdırap oluyor. Neyse bu başka mevzu, sonra konuşuruz.
Pek sevgili Niko’cuğumun soyduğu ve özenle asimetrik bir dilimleme yöntemi uyguladığı canım patatislerimiz. Özenli bir çalışmanın ürünleridir. Dikkatle bakarsanız arada hiç dilimlenmeye gerek görülmemiş bir yarım patates de mevcuttur.
Canım Niko'm benim! Abimdir diye demiyorum, eli hiçbir işe yakışmaz bizimkinin.
Niko, patateslere işkence yaparken, tencerede suyumuz ahenkle kaynamasını izliyoruz burada.
Bildiğin su işte. Fazla söze gerek yok. laf kalabalığı olur.
Peçeteli bir tabakta beklemeye alıyoruz Nikozedeleri.
kaynayan suyumuzun içine 4 tane yumurtayı kırıp 5 dakika kadar kaynamalarını izlerken, suyun ne kadar da iğrenç bir kıvama geldiğini gözlemleyebilirsiniz. Töööbee tööbeee.. Nimet hakkında neler diyorum ben öyle. Ama yani bu görüntü de… neyse. Allah’tan lezzeti tartışılmayacak kadar güzel.
Şimdi, ilk defa çılbır gören arkadaşlar, lafım size
Bu iğrenç suya bakıp da tiksinmeyin. Çok acayip lezzetli oluyor bak yeminlen. Hem zaten suyu süzeceğiz. Roxy'nin mamasına katacağız.
ha bu arada küçük bir tavada g.tten alev çıkaran salçamızı hafif fafif kavuralım. Ama çok değil. Kararır maazallah. Bir yandan da ebediyete kadar kokusunun gitmeyeceği paranoyasına kapıldığınız sarımsaklarınızı rendeleyip yoğurda katınız efenim.
Tabağımızın bir tarafına patateslerimizi diğer tarafına da suyunu süzdürerek aldığımız yumurtaları koyup üzerine, adını şimdi koyduğum “alev göt sosu”muzu dökünüz.
muazzam bir şenlik. Adeta bir mucize.
En başta yumurtaya can veren yüce Rab’bime sonra içeride asimetrik patates kıyımı yapan sevgili ağabeyim Niko’ya ve asrın mucizevi mönüsünü çıkartan kendime teşekkür eder, afiyetle tıkınırım efenim.
kekik, kara biber işte evde ne varsa üzerine serpiştirip yiyiniz.
KELEBEK USTA ÖPER
KELEBEK USTA ÖPER















