24 Ekim 2014 Cuma

Abajur Sohbetleri: Balık Bıçağı

Geçen gün işten çıkmışım eve doğru gidiyorum. Mahalleye girdim, bir baktım bizim mahallenin gençleri,
adamın birini almışlar araya öldüresiye dövüyorlar. Tabii atladım hemen. Lan durun, noluyonuz falan diye daldım ortalarına. Dayak yiyen elemanla, bizim gençlerin arasına girdim. Olum napıyonuz lan dedim. Yakışır mı lan size, bi kişiye on kişi dedim. İçlerinden en bıçkın olanı çıktı hemen,
abi dedi sen biliyo musun ki bu şerefsizin kim olduğunu.

Kimmiş lan dedim.

Abi bu haysiyetsiz var ya bu,

eee ? dedim

Balık bıçağını bulan adam bu dedi

Hangi balık bıçağı lan dedim.

Hani dedi şu restoranlarda sofraya gelip de neremize sokacağımızı bilemediğimiz bıçaklardan abi dedi

Ağzı burunu kan içindeki elemana döndüm, Eh be oğlum dedim hak etmişin sen bu dayağı .
Yapmayın abiler vurmayın abiler falan nasıl yalvarıyor ama görmen lazım.

Lan dedim, sen nasıl buldun o abuk sabuk bıçağı.
Ağzındaki kanı sildi eliyle, abi dedi, “üç açılı” diş fırçalarından esinlendim.

Neyse dedim, hadi kaybol buralardan diye posta koydum gönderdim elemanı. Ha dedim bir de Gaviscon iç geceleri.  E hayatını kurtardım bir bakıma.  Ama bizim çocuklar da haklı hani. Boğazda balık yemeye gidemiyorlar , sırf o bıçağı kullanamadıkları için. -ki bizim çocuklar, kelebekmiş sustalıymış alayını ellerinde maymun ederler- Hep yurdun deniz görmeyen iç kesinlerinde yiyorlar balıklarını.  

                                                                                                                                                 Cüneyt Te

17 Ekim 2014 Cuma

Tanrı’yla aynı fikirde değilim
İntihar edenlerin
Cehenneme gideceği konusunda
Kainatın yaratılışına
Katılmaktan bıktığımda ruhum
İntihar edeceğim bende
Denenmemiş bir yolla
Nerdeyse bütün akıllı kalpler
İntihar edip siktir çekmiş yeryüzüne
Ben ateist değilim, babasıymış gibi
Tanrı’ya küsen bir çocuğum
Eğer Tanrı intihar edenleri ve Nietzsche’yiCehenneme gönderirse
Cehennemde yanmayı tercih ederim ben de
Tanrı dürüstlüğü sever..
Tanrı’nın hayal gücünü beğenmiyorum
Ben Tanrı olsam
Peygamberler göndermez
Direk konuşurdum insanlarla
Ben Tanrı olsam
Hitler’i iyi kalpli bir Yahudi olmakla cezalandırırdım
Yahut yetenekli bir yazar yapardım onu
İçindeki kötülüğü insanlara değil
Tuvallere boşaltırdı
Ben Tanrı olsam
Devletler yok olur
Gül kokulu bireyler var olurdu sadece
Atlar çılgın zamanlar koşardı
Ben Tanrı olsam
Düşünce gücüyle herkesin
İstediği karakter olmasını sağlardım
Dünya bir şiirin
Yaratılım sürecine dönüşürdü böylece
Ben Tanrı olsam intihar ederdim
İnsanlarla birlikte
Acı çekmeyi öğrenemediğim için


Cesar Mendoza

16 Ekim 2014 Perşembe

Klinik Sohbetleri -1

 (23:51):
orada mıyız ?

(00:37):
hala daha mı orada değiliz ?

(01:26):
hem orası neresi ki? yani söz konusu olan buranın realitesiyse belki de orası diye bir yer yoktur.

(01:27):
ha eğer oranın reel gerçekliği hakikatse, o zaman burası diye bir yer hiç var olmamış olabilir tabii. e bu durumda belki ben de yokumdur.

(02:07):
düşündüm de oranın yadsınamaz gerçekliği ya gün gelir de yadsınırsa, işte o zaman buranın gerçekliğinin yadsınamazlığı gündeme gelir ve belki de var oluşumu kutlarım. ama sana yazık olur bu durumda. çünkü o zaman senin hiç var olmadığın anlamı çıkar.

(02:09):
bütün bunlardan çıkan sonuç; ha oraaaa ha buraaa...
rakı getir muallaaa..

(02:24):
yarın bi kahve mi içsek acaba
ama nasıl içeceğiz ki

(02:25):
ya kahve içeceğimiz yer de yoksa !
olmaz olmaz deme olmayadabilir hani
ama bana kalırsa olma ihtimali çok daha yüksek
neden peki?
çünkü;
hemen izah edeyim

(02:26):
bak dikkat edersen var olmak üzerine kurgumuzu orası ve burası imgelemleriyle -bu kelimeyi ilk defa kullanıyorum. muhtemelen de yanlış yerde kullanıyorum- kurduk 
yani olan da olmayan da konuya dahil oldu
dolayısıyla olmayacak olan yerler içerisinde

(02:27):
orasıyla burası var. e bu durumda ,
kahve içmeyi planladığım yer, ne orası ne de burası olduğuna göre
demek ki

(02:28):
bu feylezofik ideamızda "kahve içilen yer" ayrı bir yer teşkil etmekte ve hatta hiç bir şey teşkil etmemekte.
bu durumda
orası olmayabilir evet
burası da olmayabilir buna da evet

(02:29):
"ama kahve içilen yer" bu simülasyonda yer almadığına göre orası var demektir
Hİİİİİİİİİİİİİİİİİİ...
KAHVE İÇİLEN YERE ORASI DİYEREK, HER ŞEYİ MAHVETTİİİİİMMM

(02:30):
artık "kahve içilen yer" de olmayabilir pekala

(02:31):
feylezofik simuleme 3. bir imge -bu kelimeyi hayatımda ikinci kullanışım ve muhtemelen doğru yerde kullanmaya yaklaştım- ekleyerek denklemi içinden çıkılmaz bir hale soktum
allah da benim belamı versin
biz en iyisi yarın görüşmeyelim

(02:33):
çok yoruldum
iyi geceler
ya da günaydın mı demeliyim

(02:34):
eğer orada yoksan ne dediğimin de bir önemi yok
ama ya varsan...
ben olmama ihtimalini değerlendirip
şunu demek istedim sana
BOK !


Cüneyt Te