Bizim bi rahmetli Rukiye Cicianne vardı, toprağı bol olsun. Kazanla
getirirdi aşureyi. 7 senelik aşure yerdik. O kerte hani. Şimdi utanmasalar çay
tabağında getirecekler aşureyi. Ha ona da şükür diyeceğim ama, onu bile getiren
yok. Hadi getiremedin bi telefon et, ben geçerken uğrar alırım senden dimi ama.
Yok arkadaş o da yok. Sonra bayram olur “el öpmeye gelmedin sen” gelmedim dimi
hacı. Bi düşün bakalım neden gelmedim. Sen bir tas aşureyi esirge benden, ondan
sonra “el öpmeee” bekle. Yok hacı. Hayvan terli. Bundan böyle ne kadar ekmek o
kadar köfte, ne kadar aşure o kadar öpücük.
Lodostan mıdır nedir anlamadım. Herkes böyle bir durumu
geçiştirme gayesinde. Böyle bakışlarda bir alıklık falan. Lan bekar adamız. Canımız
aşure ayında aşure çeker. Hepsini geçtim sevaptır la sevaptır.
Bu gece çıkartıyorum alışveriş listemi, yarın da iniyorum
pazara, yapıyorum alış verişimi, geliyorum eve en kralından aşure tarifini
alıyorum anamdan, pişiriyorum kendi aşuremi. Sonra da konu komşuya gönderiyorum
birer kase, çekiyorum fotoğraflarını bir bir hepsini ifşa ediyorum gör bak.
Şimdiki yaşlılar çok saygısız çok!
Cüneyt Te
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder