16 Temmuz 2014 Çarşamba

Suç ve Güvercin

Bir kuş vardı her zaman sigara içtiğim pencerede. Kuş derken güvercin işte. Pervaza tünemiş içeriyi izliyordu. Beni görünce bir hareketlendi. Ben onu görünce bir durdum. üç beş saniye bakıştık. Ben ona sabit bakıyordum, o ise kafasını keskin kısa hareketlerle değişik hallere sokarak bakıyordu. Güvercin işte.

Neyse, bir sigara yaktım.Camı açmadım. Saygı duydum bir nevi ona. Rahatsız olsun istemedim. Kendimce bir tevazu hali. Çam sakızı çorban armağanı ufak bir diyet belki.


Karşılıklı bakışarak bir sigara içtim. Tam son nefesimi alırken, tüyler uçuştu birden. Çırpınarak zıplar gibi bir hareket yaptı ve pervazdan aşağıya düştü hışırtıyla. 

2011 yılının Temmuz'uydu. Havada, insanı doğduğuna pişman eden bir sıcaklık vardı. Karşı penceredeki havalı tüfeğiyle güvercinin düşüşünü izleyen çocuğu fark ettiğimde; sigaramın son nefesini üflemiştim. Güvercin, kaldırımda son nefesini vermişti. Çocuk, yetişkinler dünyasına girmeden önceki son masum nefesini vermişti. O temmuz ayında, o ân; hepimiz için bir şeylerin sonu gelmişti.

Camı açtım, sigaramı attım
Çöpçü geldi, güvercini çöp kutusuna attı.
Çocuk tüfeğini indirip camı kapattı.

ve hayat, artı bir yetişkin daha artarak devam etti. 

Cüneyt Te

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder